Veironique

Back

Bu konuyla tanışmam geçen aylarda okuduğum Gustave Le Bon tarafından yazılan Kitleler Psikolojisi kitabını okumamla başladı. İsmi dolayısıyla tahminler oluşturuyor ve tahminlerden çok da dışarı çıkmıyor bu konu aslında.

Tanım

Öncelikle, kitle kavramı, fiziksel olarak aynı ortamda bulunan kalabalığın oluşturduğu rastgele bir insan yığını değildir. Bir kalabalığın kitle olabilmesi için, ortak bir duygu, inanç, tehdit gibi durumlarda bir araya gelmiş bir kalabalığın, kabaca, bireylerin sahip oldukları kişisel akıl, ahlak gibi mekanizmalarını devreden çıkarıp tek bir dev organizma gibi hareket etmeye başlaması gerekir. Mesela, sosyal medya kullanan insanlar normalde kalabalıktır. Genellikle bağımsız olarak hareket ederler ve kişisel kullanım tercihleri vardır. Bir kullanıcının toplumda öfke uyandırabilecek bir paylaşımı ya da videosu sonrasında, diğer sosyal medya kullanıcıları olayın aslını araştırmadan, kullanıcıya saldıran diğerlerini görünce onlara katılıp kullanıcıyı çoğunluğa uyarak linçleyebilir. Bu lince katılanların çoğu kolektif bir bilince uyup araştırmadan hareket ettiği için kitleyi oluşturur. Aynı zamanda, askerler de bir kitleyi oluşturur. Bir askere tek başına ülkesi için ölme görevi verilirse asker korkabilir, yapamayabilir ama asker kitlesine şehit olma emri verildiği zaman kolektif bilinç altında ölüme giderler.

Kitle Psikolojisi

Kitle psikolojisi, bireyin tek başına sahip olduğu rasyonel denetim, ahlaki muhakeme ve özerk irade mekanizmalarının kolektif bir bütünleşme anında uğradığı değişimleri inceler. Bir kitle oluştuğunda, bireyler birey olarak düşünmeyi bırakıp geçici olarak kolektif bir bilince katılır. Kalabalığın sağladığı güvenlik ve anonimlik bireylere normalde dışlanma cezalandırılma ya da kınanma korkusuyla tek başlarına yapamayacakları şeyleri kitle içerisinde, sorumluluğu kitleye yayarak bireysel sorumluluğu azaltma ve güven hissi getirir. Kitlelerde duygular kolayca yayılır. Bireyler çevresindekileri kitle bilinciyle taklit eder. Bireyler mantıklarını kaybeder ve zihinler yalnızca doğrudan imgelere, mutlak zıtlıklara ve keskin sloganlara yanıt verir. Bireyin entelektüel seviyesi veya sosyal konumu ne olursa olsun, düşünme kapasitesi ilkel bir ortak paydaya geriler. Canetti’nin vurguladığı gibi, insanın ontolojik olarak çevresine ördüğü fiziksel ve ruhsal mesafe, kitle içerisinde çözülür; yabancı olana dokunma ve dokunulma kaygısı kolektif bir eşitlenme ve deşarj hissine dönüşür.

Sosyolog ve sosyal psikolog olan Gustave Le Bon’a göre kitleler kalabalığın kalkanı ve anonimliği sebebiyle kimliksizleşme ve taklit ve bilinçsel ayrımın çöküşü nedeniyle duygusal bulaşma; Freud’a göre benliğin lidere ya da simgeye devri sonrasında benlik idealinin ikamesi; Canetti’e göre sınırların yok olması sonrası dokunulma korkusunun aşılması gerçekleşir.

Alıntı

Gustave Le Bon Kitleler Psikolojisi kitabında şöyle bir söze yer vermiştir: “Kitle halinde bulunan bir fertte imkansızlık duygusu silinir. Tek başına biri bir sarayı ateşe vermeyeceğini, bir mağazayı yağmalayamayacağını bilir ve böyle bir şeye girişmek aklına gelmez. Fakat bir kitleye ait olunca çoğunluk olma duygusunun kendisine verdiği kudreti anlar.”

Deneyler

Solomon Asch 1951 yılında Sosyal Uyum Deneyini yapmıştır. Asch, bireyin nesnel duyusal verilerini grup baskısı altında terk edip etmeyeceğini test etmek amacıyla standart bir görsel algı deneyi kurgulamıştır. Deneyde, bir gerçek katılımcı ile araştırmacıyla önceden anlaşmış altı ila sekiz sahte denek aynı odaya alınmıştır. Katılımcılara bir kart üzerindeki referans çizgi ile diğer karttaki farklı uzunluklara sahip üç karşılaştırma çizgisi gösterilerek referans çizgiyle aynı boyda olanın belirlenmesi istenmiştir. Toplam on sekiz denemenin on ikisinde sahte denekler oy birliğiyle açıkça hatalı olan çizgiyi doğru yanıt olarak belirtmiştir. Hiçbir sosyal baskının bulunmadığı kontrol grubunda hata oranı %0,7’nin altında kalırken; grup baskısına maruz bırakılan gerçek deneklerin yanıtlarının ortalama %36,8’i çoğunluğun açıkça yanlış olan cevabına uyum sağlamıştır. Katılımcıların yaklaşık %75’i en az bir kritik denemede çoğunluğun yanlış fikrine boyun eğmiş, yalnızca %25’lik bir kesim tüm turlarda bağımsız kalarak kendi duyusal algısına sadık kalabilmiştir. Gruba, çoğunluğun tersine doğru yanıt veren tek bir muhalif sahte denek eklendiğinde, katılımcıların gruba boyun eğme oranı yaklaşık dörtte üç azalarak %5 ila %9 seviyesine gerilemiştir. Aslında insanları sürüye uymaya zorlayan şey çoğunluğun haklı olması değil; herkesin aynı fikirde olduğu yanılsamasıdır.

Philip Zimbardo, kitle içindeki gizlenme ve yüzün örtülme halinin saldırganlık üzerindeki etkisini incelemek üzere bir laboratuvar kurgusu yürütmüştür. Kadın katılımcılar iki ayrı koşula ayrılmıştır: Birinci gruptakilere yüzlerini örten kukuletalar ve kimliksizleştirici bol laboratuvar önlükleri giydirilmiş, isimleri kaldırılmış ve loş bir odaya alınarak tam anonimlik sağlanmıştır. İkinci gruptakiler ise günlük kıyafetleriyle, üzerlerinde açıkça okunabilir isim kartları taşıyarak aydınlık bir ortamda tutulmuştur. Katılımcılardan bir deneğe öğrenme görevi sırasında elektrik şoku uygulamaları istendiğinde, yüzü gizlenmiş ve anonim kılınmış grubun uyguladığı şokların süresi ve şiddeti, kimliği açık gruptakilerin iki katına ulaşmıştır. Zimbardo’nun çalışması; bireyin kitle, üniforma veya karanlık arkasına gizlendiğinde normatif engellerini hızla yitirdiğini ve kolektif korumanın şiddeti teknik bir uygulamaya dönüştürerek ahlaki sorumluluktan kopardığını belgelemiştir.

Kapanış

Bütün bu öğrendiklerimizden sonra, kitleler hem ilgi çekici hem de güvenilmez. Kitleye mensup bir insanın normalde bambaşka olduğu insanlarla ortak bir paydada buluşabilmesi çok garip. Kitle etkisi altındayken kendi sesimizin ne kadar farkında olabiliyoruz? Bu yazıyı yazdıktan sonra farkında olmadan içinde bulunduğum kitleleri düşüneceğim. Okuduğunuz için teşekkürler.

Kaynakça

https://www.scribd.com/document/341996640/Kitleler-Psikolojisi-Gustave-Le-Bon-1-pdf ↗

https://www.psychologicalscience.org/observer/who-is-that-the-study-of-anonymity-and-behavior ↗

https://www.fikriyat.com/galeri/psikoloji/kitleler-psikolojisinden-en-etkileyici-15-alinti ↗

https://karnavaldergi.com/blog/taslasmis-persona-korlesmenin-gosterdikleri/ ↗

https://study.com/academy/lesson/aschs-line-experiment-conformity-and-social-norms.html ↗

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10686423/ ↗

https://psychologyfanatic.com/asch-conformity-study/ ↗

https://www.futilitycloset.com/2021/07/04/the-asch-conformity-experiments/ ↗

https://www.bartleby.com/essay/Solomon-Asch-Conformity-Experiments-1951-PKSSJUYVJ ↗

https://achology.com/psychology/the-dark-side-of-human-behavior-the-impact-of-the-zimbardo-deindividuation-study/ ↗

Kitle Psikolojisi
https://veironique.com/blog/kitle-psikolojisi
Author Öznur
Published at 8 Eylül 2026
💬

Yorumlar

0
⏳ Yorumlar yükleniyor...